Portre

Klasiklerin Gölgesindeki Avangart

Selim BekaşRadikal Kitap

Rus Edebiyatı denince aklımıza Dostoyevski’den Tolstoy’a, Gogol’den Bulgakov’a, Çehov’a geniş bir liste gelir. Oysa “tavanarasında”, dünyanın ve Türkiye’nin gözünden kaçan bir avangart yazar duruyor: Daniil Kharms

Encore Yayınları, Duygu Çağı Kitapları ile okurlara absürt, bazen melankolik veya basit, ancak nereden bakarsanız bakın, aşina olmadığımız farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Duygu Çağı Kitapları’nda ilk olarak Bulgakov’un Şeytanî’si yayımlandı, ikinci olarak anlatacağım Ufak Tefek Olaylar; ve daha sonrasında da Konrad Bayer’den Kuşların Yüzeyi ile devam ediyor.

Rus Edebiyatı denince aklımıza Dostoyevski’den Tolstoy’a, Gogol’den Bulgakov’a, Çehov’a geniş bir liste gelir. Rus yazınının bu toplumsal gerçekçilikle kavrulmuş yazarları arasında –belki Bulgakov’u ve Gogol’ü biraz ayrı tutmak gerek- tavanarasında saklanmış, dünyanın ve Türkiye’nin gözünden kaçan bir avangart yazar duruyor: Daniil Kharms. Absürt edebiyatın en önemli temsilcilerinden olan Kharms’ın Ufak Tefek Olaylar adlı kısa öykü kitabı, neredeyse on yıllık bir aranın ardından, Osman Çakmakçı’nın özenli ve akıcı çevirisiyle yeniden yayımlandı.

Kharms, 1942 yılında zindanda açlıktan öldüğünde ne kitapları ne de kendisi biliniyordu Sovyet Rusya’da. 60’ların başında “samizdat” olarak elden ele dolaşsa da, tam olarak 80’lerde keşfedildi. Açlıktan ölmeden önce de pek sevilen biri değildi Kharms. Stalin döneminde ayrıksı işlere pek sıcak bakılmıyordu ve bu Kharms’ı çocuk edebiyatına yönlendirmişti. Yine de diken üstünde olmaktan kendini kurtaramayan Kharms sonunda sürgün edildi. Yıl 1931’di.

Sürgünden sonra ülkesine döndüğünde işler yine istediği gibi gitmedi. Tahmin edilebileceği gibi, yayınevi onun kitaplarını basmıyordu ve birkaç yıl sonra da “umutsuzluk propagandası” yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Peşinden hapis, işkence ve maalesef… kaçınılmaz ölüm.

Daniil Kharms, zorluklarla geçen 37 yıllık yaşamında sürreal ve absürt edebiyatın en özgün örneklerini vermişti. Onun kurduğu dünya, anlamsız ve imgesel bir tasvirler bütünüdür. Bazen korkunç, bazen keyifli ama her zaman farklı hikâyeleriyle varoluşsal saçmalıkları bir bazuka gibi ateşleyerek okuru parçalayabilir.

“Ne gözleri ne de kulakları olan kızıl saçlı bir adam vardı. Ne de hiç saçı olduğundan ona kuramsal olarak kızıl saçlı adam deniyordu.

“Konuşamıyordu, ağzı yoktu çünkü. Burnu da yoktu.

Kolları ya da bacakları bile yoktu. Midesi yoktu, sırtı yoktu, omurgası yoktu, iç organları falan da yoktu. Hiçbir şeyi yoktu! Bu yüzden kimin hakkında konuştuğumuzu bile bilmiyoruz.

En iyisi onun hakkında daha fazla konuşmamak.”

Dünya’nın Kharms’la tanışmasına katkıda bulunan bir diğer olay ise 2013 yılında tiyatroya uyarlanan “Yaşlı Kadın” adlı kısa öyküsü. 95 sayfalık Ufak Tefek Olaylar kitabının 35 sayfasını kaplayan bu efsanevi öykü, usta oyuncu William Defoe ve Mikhail Barışnikov tarafından sahnelendi. Yaşlı Kadın’da yelkovansız ve akrepsiz saatleri kullanan yaşlılar, oturduğu yerde ölen ve bavulda taşınan yaşlılar var. Tanrının varlığı-yokluğu, araya giren zombi hikâyeleri, öykü boyunca süregiden mucize beklentisi (yaşlı kadının birden ortadan kayboluvermesini dilemek), keramet sahibi hakkındaki öykü kurgusu ve anlatıcının zaman zaman kendi düşünce ve eylemlerini kontrol edemez hâle gelmesi ile birlikte düşünüldüğünde öykünün felsefi yönü daha da belirginleşir. Anlatıcıyı bir türlü rahat bırakmayan sorun, apartman dairesine yatan bir ölü yaşlı kadın olarak cisimleşir.

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sına da kendi üslubunda göndermelerde bulunan öyküde tanrının varlığı ve yokluğu üzerine de öykünün bilmediğimiz anlatıcısı tarafından çeşitli diyaloglar gerçekleşiyor.

Ben: Votka sever misiniz? Şahane! Sizinle bir ara bir şeyler içmek isterim.

O: Ben de sizinle votka içmek isterim.

Ben: Beni bağışlayın, ama size bir şey sorabilir miyim?

O: (utangaçça kızararak) Elbette, sorun.

Ben: Tamam o zaman, soracağım. Tanrıya inanıyor musunuz?

O: (şaşkın) Tanrıya mı? Evet, elbette.

Daniil Kharms, okuru nihilizmin duvarlarına çarparken gülmesini sağlayabiliyor. Belki de onu sırf bu yüzden okumalıyız. Kuru göllerde oradan oraya savrulmak için.

Reklamlar