İnceleme

İkinci Yeni ve Hlebnikov

Cumhuriyet gazetesinin 28.10.1928 tarihli nüshasında yayımlanan açıklamasında Nazım Hikmet şöyle söyle­mektedir: “Burada ‘Sol Cenah’ isminde bir mecmua çıka­racağım. Bu ismi intihap etmeme sebep şudur:

“Rusya’da edebi bir mektep vardır. İsmine ‘Sol Cenah’ derler. Bunları Fütürist diye anlamışlar. Hâlbuki sol cenahçılar ‘Konstrüktivist’tir. Ben bu mektebe mensubum, bunun taammümünü istiyorum.”

Nazım Hikmet’in bu söyleşide sözünü ettiği dergi, Mayakovski ve çevresinin çıkardı Lef (Levi front [Sol cep­he]) dergisidir.

Nazım Hikmet’in yine bu söyleşide sözünü ettiği Konstrüktivizm, 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği’nde yaygın bir sanat akımıydı. Akım Lef dergisi tarafından destekleniyordu:

 “O sırada Mayakovski Fütürizm’in ilk günlerinden uzaklaşmıştı ve bu yorumlar diğer Fütüristler’in kayıtsız kaldığı sosyalist devlete onun bağlılık derecesini gösterir. Onun çalışması Fütürizm’i, ortaya çıkışından, daha akılcı, soyut Konstrüktivizm haline gelmesine kadar, nadir mi­mari tasarıları ve sahne tasarımları ile birlikte içerir. Ama sözde Kübo-Fütürizm’in diğer birçok taraftarı sanatını Sosyalizmin çizim tahtasına uyarlamak için fazla anarşikti”

Yukarıdaki alıntıda G. M. Hyde, özetle Konstrüktivizm’in, Kübo-Fütürizm’in Sovyetler Birliği tarafından evcilleştirilmiş bir hali olduğunu anlatmaya çalışıyor. Nazım Hikmet’i derinden etkileyen Mayakovski ses ola­rak ilk şiirlerinde Hlebnikov’un etkisindeydi:

U-

litza.

Litza

u

dogov

godov

rez-

Çe.

Çe­

rez

jelyoznih koney s okon beguşih domov prıgnuli perviye kubıy.

(İz ulitzıy v ulitzu, 1913)

velimir-khlebnikov-sergei-dolinsky-leonid-kuzmin-ve-vladimir-mayakovski-1912

Nazım Hikmet’in ” Makinalaşmak, “Güneşi İçenlerin Türküsü”, “Salkımsöğüt”, “Orkestra”, “Piyer Loti” “Açla­rın Gözbebekleri” gibi 1920’lerde yazdığı şiirler de belir­gin bir biçimde bu modernist Rus şiirinin etkisindedir

Nazım Hikmet 1930 yılında Mayakovski’nin intiharı kaleme aldığı yanda şöyle yazmaktadır: “Biz güzel sanatlar sahasında ananelerin hâlâ esiriyiz… Sanatı hâlâ afyon çekmek kabilinden bir şey telakki edenler az de­ğildir.

“‘Eski şiirin tekniğiyle, mektep sıralarından itibaren, ülfet etmiş olan ihtiyarlar, Mayakovski için, ‘Şiirlerini kendisi okuduğu zaman iyi oluyor fakat biz okuyamıyoruz,  diyorlardı… Fakat zamanla Mayakovski’nin açtığı şiir tam taammüm edince, yeni şiir şeklinin hayatlı, canlı ve tabii tekniği muzaffer oldu. Ve bu itiraza mahal kal­madı.

İkinci Yeni şiirinin kötü çocuğu Ece Ayhan, ölümüne yakın bir dönemde bana Nazım Hikmet’in, Ece Ayhan’ m şiirleri ile Hlebnikov’un şiirleri arasında bir yakınlık gör­düğünü söylemişti. Gerçekten de Hlebnikov’un kısa, iki, üç ya da dört mısralık şiirleri ile Ece Ayhan şiiri arasında dikkat çekici bir yakınlık vardır. Ece Ayhan ve Cemal Süreya, Hlebnikov gibi sözcükleri bölüp yeniden birleşti­rerek yenilerini türettiler (örn. “cehennet”, “üvercinka”). Türkçe’nin sözdizimini kaldırıp yerine kendi sözdizimini koyan Ece Ayhan şiiri, Rus Biçimcilerinin tarifini yaptığı, verili dile şiddetli saldırırım iyi bir örneğidir. Bunun ya­rımda İkinci Yeni’nin bir başka önemli şairi olan İlhan Berk ile hem Hlebnikov hem de Kruçenih arasında yakın­lıklar vardır. İlhan Berk, Hlebnikov gibi ilk yıllarında simgecilerden (Fransız Simgecileri ve Ahmet Haşim) ve Walt Whitman’dan etkilenmiştir. Yine kimi İlhan Berk şi­irleri (“Berk Sözlüğü”, “Pavurya”, “Kartaca”, “Delta”, “II. Ramses”, “Ve”) tıpkı Kruçenih’inkiler gibi aynı zamanda görsel değer taşımaktadır. İkinci Yeni şairleri, İlhan Berk’in pek çok söyleşisinde belirttiği gibi şiirin, yıkılıp yeniden inşa edilmesi gereken bir dil yapısı olduğunu düşünmüşlerdir. Bununla birlikte İlhan Berk’in Fütürizm’e en yakın olan tarafı, yılmayan deneyciliğidir.

Nazım Hikmet Rusça biliyordu ve Rus modemistlerini birinci el kaynaklardan öğrendi; ama ikinci Yeni şairleri Fransızca biliyordu ve dünyayı bu dil aracılığı ile keşfettiler. Avrupa’daki hemen hemen tüm modernist akımlar, ikinci Yeni şairlerine kaynaklık etmiş­tir ve belki de bu yüzden ülkemizde son derece özgün bir şiir ortaya çıkmıştır.

Kaynak  – Alper Çeker – Rus Avangard Manifestoları-  ALTIKIRKBEŞ YAYINLARI

Reklamlar