Portre Yaşam

Leon Troçki- Mayakovski’nin İntiharı

Daha önce Blok, Mayakovski’de «dev bir yetenek» bulmuştu. Abartmaya kaçmadan, Mayakovski’de deha ışıltılarının varlığından söz edebilir insan. Ne varki, uyum ki bir yetenek değildi bu. Yıkıntılarla geçen bu on yıl içinde, iki dönemin yaraları kabuk bağlamamış sınırında, sanatsal bir uyum nerede bulunabilirdi ki? Mayakovski’nin yaratıcılığında, tepelerle uçurumlar bir araya geliyor, sıradan lirik parçaların, hatta kimi zaman çığırtkan bir bayağılığın yanında, deha belirtileri yer alıyor.

Mayakovski, daha şair olmadan önce. devrimci olmayı istemişti içtenlikte. Gerçekte, herşeyden önce bir «şairdi o; kendisinden kopmaksızın eski dünyadan uzaklaşan bir sanatçıydı; yalnız Devrimden sonra, kendine bir dayanak aradı ve bunu bir ölçüde Devrimde buldu. Mayakovski, Devrimle sonuna kadar kaynaşmadı; çünkü o Devrime, gizli hazırlık dönemi yıllarının sert koşullarından gelmiş değildi. Daha genel olarak söylenirse Mayakovski yalnızca «şair» değil, aynı zamanda, yeni bir kültürün bütün öğelerini daha önce görülmemiş bir güçle hazırlayan kritik bir dönemin kurbanıydı da. Bu dönem, bir şairin, devrime adanacak bir şairler kuşağının uyumlu gelişimi sağlayacak kadar hızla İlerlemiyor. Yazarın üslubunda kendini gösteren İç uyum eksikliği, söz ve kelime disiplinsizliği ve İmgelerdeki ölçüsüzlük yani, ateşli bir dokunaklılık, şairin çağı ve sınıfıyla bağ kuramayışı, zevksiz şakaları, kendini dış dünyaya karşı korumak isteğinden geliyor gibidir. Kimi zaman, İnsanda sanatsal ve ruhsal bir İkiyüzlülük duygusu, uyandırdığı da oluyordu bunun. Ölümünden önce yazdığı mektuplar aynı tonda: şairin hayatına son verirken kullandığı «olay kapanmıştır» formülü ne anlama gelmektedir?

Gecikmiş romantik Heinrich Heine İçin lirizm ve alay (aynı zamanda kendini korumak İçin başvurduğu, lirizme karşı alay) ne idiyse dokunaklılık ve bayağılık da gecikmiş «fütürist» Mayakovski İçin oydu, yani dokunaklılığa karşı alayla kendini koruma çaresiydi.

«Sekreterlik» (*) adlı protokol ağzı İle bu intiharın «toplum ve edebiyat çabalarıyla hiç bir İlgisi olmadığını bildirerek devletin resmi görüşünü dile getirdi. Bu, onun kendi isteği ile ölümü, hayatıyla ya da devrimci ve şiirsel yaratıcı çabalarıyla hiç İlgili değildi demeğe gelir. Bu aynı zamanda Mayakovski’nin ölümünü beklenmedik adi bir polis olayı saymaktır. Bu ne gerçektir, ne gerekli, ne de… akıllıca bir şeydir! Son dizelerinde Mayakovski «Aşkın küçük kayığı hayatın akıntısında parçalandı» diye yazıyor. Bu demektir ki; şairin «toplum ve edebiyat çabaları», onu günlük hayatın dertlerinin üstüne yeterince çıkaramaz, yediği dayanılmaz darbelerden kurtaramaz olmuştu. Peki o zaman «hiç bir ilişkisi yoktur» diye nasıl yazılabilir?

«Proletarya edebiyat» ile ilgili güncel resmi ideoloji kültür olgunlaşmasının ritim ve gecikmeleri konusunda tam bir anlayışsızlığa dayanır; burda, ekonomi konusunda bulunanı edebiyat konusunda da buluyoruz. «Proletarya kültürü» için mücadele (beş yıllık bir plan çerçevesi içinde, insanlığın bütün başarılarının «toptan kolektifleştirilmesi» gibi bir şeydir bu). Ekim Devriminin başlarında bir ütopik idealizm niteliğindeydi. İşte bu nedenle Lenin’in ve bu satırlar yazarının muhalefetiyle karşılaşmıştı. Bu son yıllarda «proletarya kültürü», sanatta yalnızca bir bürokratik komuta ve yıkım sistemi haline geldi Sgrafimoviç, Gladkov gibi burjuva edebiyatının başarısız yazarları, sözde proleter edebiyatının klasikleri ilan edildi. Feuerbach gibi bomboş bir kavuk saliayıcı, «proleter» edebiyatının… Beiinski’si (!) olarak vaftiz edildi. Edebiyatın yüksek yönetimi, inşanın doğasında bulunan bütün yaratıcı ruhu yadsıyan Moiotov’un ellerine bırakılmıştır İşin kötüsü, Moiotov’un yardımcısı, sanattan başka birçok alanda sanatkarlık yapan Gusev’dir. Böyle bir seçim Devrimin resmi çevrelerinin bürokrat ellerde tam bir yozlaşmaya uğradığın, göstermektedir. Moiotov’ia Gusev edebiyatın üstüne, «devrimci» dalkavukların, isimsiz bir güruhun oluşturduğu çarpık, müstehcen bir edebiyat örmüşlerdir. Yeni bir edebiyatın ve yeni bir kültürün temellerini hazırlama eğiliminde olan proleter gençliğin en iyi temsilcileri, kültür yoksunluğunu kendilerine ölçü olarak alan insanların buyruğuna terkedildiler.

Evet Mayakovski, Devrimin henüz tanımadığı ama Devrimle bağ kurma yolların, araştırmış olan eski Rus edebiyatının son kuşağı içinde herkesten daha yiğit ve daha gözüpektir. Evet, bütün diğer yazarlara göre son derecede karmaşık bağlar kurmuştu Mayakovski O İçinde, derin bir bölünmeyi taşıyordu. Kendi dönemine hizmet için en alçak gönüllü güncel çalışmalara hazırlanan Mayakovski, sahte devrimci göreneklerden uzaklaşıyordu Kuramsal planda devrim üzerine eksiksiz bir bilinç kazanma yeteneğine, bunun sonucu olarak da onu aşmak için bir geçit bulma yeteneğine sahip değildi. Kendisinin «kiralık olmadığı» söylerken, doğruyu söylüyordu. Averbach’ın «proleter» edebiyatını bahane ederek kolhoz yöneticiliğine girmeyi şiddetle reddetmişti. Lef’in bayrağı altında baskı yaparak değil, tam bilinçle hizmet etmek İçin proleter devriminin coşkun ateşli seferini kurmaya kalkıştı. Şurası açıktır ki. Lef ritmini 150 mUyon’a kabul ettirme gücüne sahip değildi, çünkü devrimin gelgit dinamiği çok ağır ve çok derindi. O yılın ocak ayında, Mayakovski koşulların mantığına yenildi. Son olarak intihar etmeden iki üç ay önce, Sovyet Proleter Şairleri Birliği’ne (VAPP) üye olmak İçin kendini zorladı. Bu üyelik ona bir şey vermediği gibi. ondan çok şeyler götürdü. Kendisiyle olduğu kadar kamu ile de hesaplaştıktan sonra kavraını batırdı bürokratik edebiyatın temsilcileri, «kiralık olanlar» «olacak şey değil», «anlaşılır şey değil» diye bağırarak büyük şair Mayakovski’yİ ve o günlerin çeliş* kilerini hiç anlamadıklarını göstermişlerdir.

Gerçekten devrimci ve hareketli edebiyat topluluklarına karsı girişilen düşmanlıktan sonra, proleter şairler birliği (VAPP) bürokratik baskıya boyun eğdi, ideolojik olarak desteksiz kaldı ve görünürdeki moral birliği sağlamadı Sovyet Rusya’nın en büyük şairi dünyamızdan ayrılırken şaşkın memurlar, «hiç bir ilişkisi yok» gibisine anlamsız bir cevapla karşıladılar bu intiharı. En kısa ‘ süre içinde yeni bir kültür kurmak isteyenler için yeterli değil, gerçekten yeterli değil bu.

Sosyalizm bir tek ülkede kurulamayacağı gibi Mayakovski de proleter edebiyatın kurucusu olmadı, olamadı Geçiş dönemi tartışmalarının içinde, edebî tartışmaların en gözüpek insanıydı ve yeni toplumun yaratacağı edebiyatın en tartışma götürmez öncülerinden birisi oldu Mayakovski.”

Leon Troçki
Leon Troçki – Edebiyat ve Devrim – Köz, 1. Basım, 1976